Bir taşınmaz üzerinde kurulan mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu müddetçe üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsamaktadır. Bu husus taşınmazlar üzerindeki mülkiyetin genel tanımıdır. Ancak bu kuralın istisnası kat mülkiyetidir. Kat mülkiyetinin konusu olan bağımsız bölümler (apartman daireleri, depo, dükkanlar, mahzen, iş bürosu) her ne kadar ana yapı olan taşınmazın ayrılmaz bir parçası olsalar da bütünleyici parçanın genel kuralı olan “bütünleyici parçanın akıbeti asıl eşyanın akıbetine bağlıdır” hükmünden istisna ile muaftır. Gerçekten de kat mülkiyetinin konusu olan bağımsız bölümler ana taşınmazdan bağımsız olarak tasarruf ve işlem konusu olabilirler.
2)
KMK,
kat mülkiyetine ayrıca bir tanım getirmiştir. Kanunun 1. Maddesine göre “Tamamlanmış bir
yapının kat, daire, iş bürosu, dükkan, mağaza, mahzen, depo gibi
bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları
üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, bu Kanun
hükümlerine göre, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir.”
3)
Kat
mülkiyetinin muhtevasında 4 unsur bulunmaktadır. Bunlar bağımsız bölümler,
ortak yerler, eklentiler ve arsa payıdır. Bir ana gayrimenkulde kat
mülkiyetine sahip olan bir kişi o mülkiyet ile beraber mülkiyetin esas konusu
olan bağımsız bölüm ile beraber ana gayrimenkul üzerindeki ortak yerlerden
yararlanma, eklentilerinden faydalanma ve arsa payı üzerinde tasarrufta bulunma
hürriyetine sahiptir.
4)
Kat
mülkiyetinin bağımsız bölüm haricinde bu sayılan hakları da kapsaması hasebiyle
kat mülkiyetinin kiralanması veya mülkiyetinin devredilmesi hâlinde bağımsız
bölüme bağlı olan bu hak ve hürriyetler de devredilmiş olmaktadır.
5)
Kanun
tanımından da anlaşılacağı üzere bir bağımsız bölüm üzerinde kat mülkiyetinin
kurulabilmesi için evvela tamamlanmış olması gerekmektedir. Ayrıca bu bağımsız
bölümlerin fiziksel olarak birbirlerinden ayrı ve bağımsız yani başkaca
kimselerin ortak kullanım alanına dahil olmamaları gerekmektedir.
6)
Kat
mülkiyetine sahip olan kişiye kat maliki denmektedir. Kat maliki olabilmek için
bağımsız bölümler üzerindeki mülkiyetin ferdi olması gerekmektedir. Yani her
kat maliki kendi bağımsız bölümü üzerindeki mülkiyete diğer kat malikinden
bağımsız olarak sahiptir. Her ne kadar kat malikleri bu yönleriyle özgür
olsalar da kendi bağımsız bölümleri üzerinde diğer kat maliklerinin haklarıyla
bağdaşmayan irtifaklar kuramaz. Bu duruma örnek olarak apartmandan birisinin
kendi dairesinin balkonundan başlayıp apartman çıkışına uzanan yolu bir transit
yol olarak irtifaka konu etmesi örnek verilebilir. Apartmanın içindeki yol
diğer kat malikleri açısından da ortak alan sayılacağından böyle bir durum onların
mülkiyet hakkını ihlal edecektir.
7)
Ortak
alanlar kat maliklerinin kendi bağımsız bölümü dışında kalıp onların yarar ve
menfaatine sunulmuş olan depo, kömürlük, kanalizasyon, çöp boruları, genel
havalandırma sistemleri, genel giriş kapısı gibi yerlerdir. Bu alanlar tüm kat
maliklerinin paylı mülkiyetine tabidir. Bundan haseple bu kısımlar üzerinden
doğacak olan borçlar ortak alanlar üzerinde paylı mülkiyet sahibi olan kat
maliklerine aittir.
8)
Bağımsız
bölümlerin eklentileri bağımsız bölümün kaderine bağlı olan bütünleyici
parçalardır. Bir bağımsız bölümün eklentisinde olması gereken unsurlar;
bağımsız bölümün dışında olması, bir bağımsız bölüme özgülenmiş olması ve
bütünleyici parçası sayılmasıdır.
9)
Eklentilerin
kat mülkiyeti kütüğünün beyanlar hanesine yazılması gerekmektedir. Bağımsız
bölümün eklentilerine örnek olarak lavabo, elektrik, doğalgaz ve su saati
yuvaları örnek verilebilir.
10)
Kat
maliki, kat mülkiyetine sahip olmakla beraber ana yapının yani kendi bağımsız
bölümlerinin de içinde bulunduğu yapının altındaki arsa üzerinde pay sahibi
olurlar. Arsanın yüz ölçümünün dairelerine niteliğine göre yapılacak
paylaştırma neticesinde her bir bağımsız bölüme belli bir miktarda arsa payı
düşmektedir. Bunun akabinde o bağımsız bölüme malik olan kişi arsa payına da
malik olmaktadır.
11)
Ana
yapıya daha sonradan bağımsız bölüm ilavesi de yapılmış olabilir. Bu hâlde kat
maliklerinin oy birliği ile arsa paylarının yeniden dağıtılmış olması
gerekmektedir.
12)
Arsa
paylarının yanlış dağıtılmasından kaynaklı olarak tarafların yargı yoluna
başvurma hakları saklıdır.
13)
Bir
yapının henüz tamamlanmamış olması hâlinde ileride kat mülkiyetine çevrilmesi
kaydıyla (yapı kullanma izni belgesi alana kadar) kat irtifakı kurulması
mümkündür.
14)
Ahşap
bina üzerinde veya bir bağımsız bölümün üzerinde tek başına kat mülkiyeti
kurulamaz.
15)
Kural
olarak ayrı ayrı vaziyette ve tek başına kullanıma elverişli olmayan bölümler
üzerinde kat mülkiyeti kurulamayacaktır. Ancak bu durumun istisnası KMK m.3’te
mevcuttur. İlgili kanun maddesine göre otel veya iş hanı gibi yerler küçük
metrekareli ve birden fazla parça olsalar da bunların bir katı veya bütünü
bütünlük arz ettiklerinden (bir ticari amaç güttüklerinden dolayı) tek bir kat
mülkiyeti üzerine tescil edilebilirler. Ancak mevzubahis yerin bir İşhanı veya
otel olmaması hâlinde kullanıma elverişli olmayan yerler üzerinde kat mülkiyeti
kurulamayacaktır.
16)
Kat
mülkiyetinin resmi olarak kuruluşu tapu memurunun kat mülkiyetinin kurulmasını
talep eden kişilerin sunmuş olduğu arsa payları, mimari proje, yapı kullanım
izin belgesi ve bağımsız bölümlere ilişkin yönetim planını resmi senetle tapu
siciline tescil etmesiyle gerçekleşmektedir. Resmi senet tapu memuru tarafından
tanzim edilmektedir.
17)
Kat
mülkiyeti yukarıda anlatıldığı üzere akdi irade beyanı neticesinde
kurulabileceği gibi mahkeme kararıyla da kurulabilmektedir. Bu duruma örnek
olarak izale-i şüyûn davaları örnek verilebilir. Ancak bunun için davaya konu
olan taşınmazın bölünebilmeye ve bölünmesi akabinde üzerinde kat mülkiyeti
kurabilmeye elverişli olması gerekmektedir.
18)
Dava
taraflarından birisinin talebi üzere ortaklığın giderilmesi ve bir bağımsız
bölüme münhasıran kat mülkiyetinin kurulması talep edilirse bu yönde verilecek
mahkeme kararının kurucu nitelikte olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu raddede
mahkeme emriyle yapılacak olan tescil kurucu değil bildirici nitelikte
olacaktır.
19)
Kat
malikleri bağımsız bölüme malik olmakla beraber ondan yararlanma, tasarrufta
bulunma, devir konusu hâline getirme ve diğer kat maliklerinin haklarını
gözetmek kaydıyla üzerinde irtifak hakkı kurma haklarına sahiptirler.
20)
Bağımsız
bölüme özgü eklentilerin akıbeti asıl eşya olan bağımsız bölümün akıbetine
bağlı olduğundan mütevellit eklentiler üzerindeki kullanma, yararlanma ve
tasarruf hakları asıl eşya olan bağımsız bölümden ayrıca sınırlı aynî hak
tesisi veya devir konusu olamazlar.
21)
Kat
malikleri bu haklarını koruyabilmek adına zilyetliğin iadesi veya tapu
sicilinin düzeltilmesi davası açabilirler.
22)
Kat
malikleri ortak paylar üzerinde arsa payları üzerinde paylı mülkiyet
kurallarına göre malik olurlar. Paylı mülkiyet kurallarından haseple de buradan
tasarruf ve doğacak borçlara katlanma payları da arsa payları oranında
olacaktır. Yararlanma hakkının aksinin sözleşmeyle kararlaştırılması daima
mümkündür. Taraflardan birisinin arsa payı daha fazla olsa 7 kat malikinin
apartmanın terasını haftada birer gün kullanabilmesine dair sözleşme
yapabilmeleri mümkündür.
23)
Ortak
yerlere ilişkin olarak kat maliklere yararlansın veya yararlanmasın olağan
bakım ve giderlerden doğacak borçlardan paylı mülkiyet kuralları uyarınca
sorumludurlar.
24)
Kat
maliklerinin onarım yapması hususunda diğer kat maliklerinden kimlerin kaçta
kaç oranında rızasının alınacağının tespitinde ayrıma gitmekte fayda vardır.
Şöyle ki;
· Yapılan tamir
ortak yerlerde tamirat veya boyama işlemi ise tüm kat maliklerinin 4/5 yazılı
rızası aranır.
· Tavan veya tabanda
yapılacak tamirat için alt kata veya üst kata zarar verme ihtimali varsa bunun
için o bağımsız bölüm maliklerinin rızası aranır.
· Acilen
onarılmaması hâlinde çok daha fazla zararın doğması ihtimali olduğunun
mahkemece tespiti hâlinde tamiratlarda kat maliklerinin rızası aranmaz.
· Bağımsız bölüm
maliki ana gayrimenkule zarar verecek şekilde tamirat yapamaz.
25)
Bu
kurallara aykırı olarak yapılan hareketlerin engellenmesi için açılabilecek
dava türleri mevcuttur. Şöyle ki;
· Ortak yerlere
saldırının varlığı hâlinde zilyetliğin davaları, mülkiyetin korunması davaları
veya idari yollara başvurma mümkündür.
· Acele hâllerde her
kat mâliki münferiden dava açabilir.
· Borç ve
yükümlülüklerini yerine getirmeyen kat malikinin zarar vermesi hâlinde sulh
hukuk hâkiminin müdahalesi talep edilebilir.
26)
Bağımsız
bölümün zilyetliğinin kiracıya devredilmiş olması hâlinde kiracı da bu
mevzubahis kurallara uymak, dürüstlük kurallarına uygun şekilde ortak yerlerden
yararlanmak ve ortak giderlere katlanmak zorundadır. Kiracının bu borçlarını
yerine getirmemesi hâlinde kat maliki ile alacaklılara karşı müteselsilen
sorumlu olacaktır.
27)
Her
kat maliki veya onun kiracısı bağımsız bölümü tapu kütüğünde belirtilmiş olan
amaca uygun olarak kullanmak zorundadır. Amaca aykırı olarak kullanımdan zarar
gören taraf hâkim müdahalesi talep edebilir.
28)
Bir
bağımsız bölüm konut, işyeri veya ticarethane olarak kullanılması
kararlaştırılmışsa oybirliği ile dâhil oranın hastane, dispanser, klinik veya
ecza deposu olması kararlaştırılamaz. Bu nitelikte olmayan muayenehaneler
açılabilir.
29) Anagayrimenkulün,
kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde sinema, tiyatro,
kahvehane, gazino, pavyon, bar, kulüp, dans salonu ve emsali gibi eğlence ve
toplantı yerleri ve fırın, lokanta, pastahane, süthane gibi gıda ve beslenme
yerleri ve imalathane, bo- yahane, basımevi, dükkan, galeri ve çarşı gibi
yerler, ancak kat malikleri kurulunun oybirliği ile vereceği kararla
açılabilir.
30)
Bu
kararların tapuya şerhi mümkündür. Şerh için kat maliklerinden birinin istemi
yeterlidir.
31)
Kat
malikleri tamirat sırasında kusurlarıyla verdikleri zarardan diğer kat
maliklerine karşı sorumludurlar.
32)
Kat
malikleri gerek ortak bölümün gerek de ana gayrimenkulün dış cephesinin ya da
herhangi bir bağımsız bölüm malikinin lehine tamirat veya onarımı ile ilgili
gerekli incelemelerin veya çalışmaların yapılabilmesi için müsaade etmek
zorundadır. Bu müsaadenin rızaen sağlanamaması hâlinde hâkimin müdahalesi talep
edilebilir. Zararın acil olduğu ve giderilmediği takdirde daha büyük zararların
doğacağının mahkemece tespiti hâlinde ayrıca hâkim kararına gerek olmaksızın
kararı alan kişi müsaadenin teminini cebren icra ettirebilir.
33)
Bu
gibi durumlarda müsaade eden kat malikinin zarar görmesi hâlinde lehine müsaade
ettiği kişinin tazminat sorumluluğu doğmaktadır. Şayet menfaat kat maliklerinin
tamamına yönelikse doğan zarar, zarar gören hariç diğer kat malikleri arasında
paylaştırılmalıdır.
34)
Kat
malikleri ortak kullanımdan veya ana gayrimenkule sunulan hizmetlerden
sorumludurlar. Ancak sorumluluğun her zaman eşit şekilde dağılması gerektiği
söylenemez. Ayrım yapılması gerekirse;
· Kapıcı, kalorifer,
bahçıvan ve bekçi giderleri: Eşit olarak
· Sigorta primi,
tamirat bedeli ve yönetici maaşı: Arsa payı oranında ŞEKLİNDEDİR.
35)
Kat
malikleri ortak alana mahsus bir yararlanma hakkından feragat ederek o alana
mahsus katlanması gereken avanstan kurtulamaz.
36)
Tüm
kat maliklerinin katlanması gereken gider bir kat malikinden veya o bağımsız
bölümden yararlanan kişinin kusurlu hareketinden doğmuşsa diğer kat
maliklerinin ona karşı rücu hakkı saklıdır.
37)
Kat
maliklerden herhangi birisinin ortak giderlere katlanmaması nedeniyle diğer kat
malikleri veya yöneticinin dava ve icra hakları saklıdır. Ayrıca bu kişi günlük
artmak üzere aylık yüzde 5 üzerinden faiz hesaplanması yapılır.
38)
Bu
giderlerin (tamirat bedelleri vs.) kiracıya ait olması hâlinde kiracı en fazla
kira bedeli kadar katlanacaktır. Yaptığı ödemenin kira bedelinden düşülmesi
gerekmektedir.
39)
Şayet
KMK m.20’de sayılan giderler bağımsız bölüm malikinden alınamazsa diğer kat
malikleri lehine kanunî ipotek tahsis edilir. Bu alacak türü diğer alacak
türlerine nazaran önceliklidir.
40)
Kat
maliklerinden birisinin borçlarını ve yükümlülüklerini ısrarlı bir şekilde
yerine getirmemesi artık diğer malikler cihetinden çekilemez bir hâl yaratırsa
bu durum o malik için taşınmazı devir zorunluluğu doğurmaktadır. Kural olarak
davanın açılması arsa payı ve malik sayısının çoğunluğuna bağlı olsa da bu
karar sağlanamazsa geri kalan malikler davayı açabilir.
41)
Bu
durumda diğer kat maliklerinden bir veya birkaçı karar tarihine en yakın
tarihte taşınmazın emsal piyasa değerini 3 aylık vadeli hesaba yatırarak devir
yükümlüsünü koruma altına alır ve devri ister. Şayet devri talep eden malik
sayısı birden fazla ise ve devir sağlanmışsa tescil, arsa payları oranında
yapılır.
42)
KMK’nın
25. Maddesinde çekilemezlik hâllerinin neler olduğu emsallerle sayılmıştır.
Ancak kanunda yazılan hâllerin varlığı hâlinde çekilemezliğin gerçekleştiği
kabul edilir. Bu hâller; a) Ortak
giderlerden ve avanstan kendine düşen borçları ödemediği için hakkında
iki takvim yılı içinde üç defa icra veya dava takibi yapılmasına sebep
olunması; b)
Anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh hakimi tarafından 33 üncü madde gere-
ğince verilen emre rağmen, bu kanunda yazılı borç ve yükümleri yerine
getirmemek suretiyle öteki kat maliklerinin haklarını ihlal etmekte devamlı
olarak bir yıl ısrar edilmesi;
c) Kendi bağımsız bölümünü randevu evi veya kumarhane veya benzeri
yer olarak kullanmak suretiyle ahlak ve adaba aykırı harekette bulunması. ŞEKLİNDEDİR.
43)
Bu
nedenlere dayalı olarak dava açma kararının alınmasından itibaren 6 ay ve her
hâlükârda 5 yıl içinde dava açılmazsa yahut bu süreler içerisinde mevzu bahis
durum ortadan kalkarsa dava hakkı düşer.
44)
Ana
gayrimenkul için sigorta yaptırılması kararı alınabilir. Bu ihtimalde her kat
maliki bu sigorta bedeline arsa payı oranında katılır. Sigorta yaptırıldıktan
sonra ana gayrimenkulün tamamı harap olursa her kat maliki sigortadan arsa payı
oranında yararlanır.
45)
Bağımsız
bölümler için DASK zorunludur.